|
SUNİ DERİ
Suni Deri Hakkında Genel Bilgi
Her şey 1400'lü yıllarda Çinliler'in balmumuna daldırılmış umaştan şemsiye
yapmalarıyla başladı.
Daha sonra "Direkt Kaplama" olarak isimlendirilecek işlemin tarihteki ilk
uygulamasıydı. Kumaşın tamamiyle farklı bir malzemeyle
kaplanarak/birleştirilerek işlevini daha iyiye götürme fikri böyle oluştu.
Bugün kullandığımız PVC ve PU gibi polimerlerin atası 1839 yılında Goodyear
tarafından üretildi. Goodyear, kükürtle vulkanize edilmiş kauçuk olan Libonit'i
üretti. Fakat o yıllarda henüz polimer kavramı ortaya atılmamıştı. 1900'lü
yıllarda İtalya'da Direkt Kaplama işlemiyle mezure üretildi.
Takip eden yıllarda 1. Dünya Savaşı esnasında Almanlar ilk U-Boat modelini
ürettiler. Ancak dış etkenlere karşı son derece dayanıksızdı. 1920-1930 yılları
arasında Alman kimyacı H. Staudinger "Makromolekül" hipotezini ortaya attı ve
deneysel olarak ispatladı. İşte bu tarihten sonra polimer kimyası dünyada bir
devrim yarattı. 1960'lı yıllarda kumaş ve plastik özelliklerini aynı anda içeren
bir yapıdan bahsedilmeye başlandı. Yüzey, doğal deri efekti verirken
sağlamlığını kumaş sağlıyordu. Bu yıllarda "Transfer Kaplama" ortaya çıktı. O
yıllarda kullanılan transfer kağıtları en fazla 100 ºC'ye dayanıklıydı.
Teknolojinin ve malzeme bilgisinin gelişimiyle suni deri uygulamaları bugünkü
halini aldı.
www.palasunideri.com - Sitesinden alınmıştır
Suni Deri Kesim Talimatı
Siparişinizi verdiğiniz suni deriler normal bez dokumalardan farklı ve
hassastır. Bu nedenle aşağıdaki hususlara kesinlikle uymaya özen gösteriniz.
- Kalite kontrol yaparken hata etiketlerini ön yüze yapıştırmayın.
- Beden etiketi kartları içte kalacak şekilde paketleme yapın (Derinin yüzeyine
değmeyecek şekilde)
- Kullanım talimatlarına sadece silinebilir ibaresi veriniz. Yıkama talimatı
istiyorsanız sipariş öncesi bize bildiriniz.(Kuru temizleme kesinlikle
vermeyiniz)
- Dikim sırasında hatalı dikim yapmamaya özen gösteriniz. Zira geri dönüşü
olmayan dikiş izleri kalacaktır.
- Toplarınızı mümkünse duba yapmayın dik olarak durdurun.
- Farklı renk suni derilerden dikilen parçaları karışık renkli üst üste
koymayınız
www.palasunideri.com - Sitesinden alınmıştır
Suni Deri Dikiş Talimatı
- Dikiş makinalarında teflon plastik ayak kullanılmalı.
- İlikler çift sarım veya gözlü ilik olacak.
- Dikiş yerleri dikilmeden önce hafif bir şekilde yalarcasına yağlanacak.
www.palasunideri.com - Sitesinden alınmıştır
Suni Deri Yıkama Talimatı
- Çamaşır suyu kullanmayınız.
- Kimyevi solventler kullanmayınız.(Gaz, benzin, mazot, tiner, aseton)
- Kuru temizleme yapılamaz.(PVC karışımlarda)
- Kuru temizleme yapılır. (Poliüretan + Poliüretan Gumilerde)
- Sadece elde sabunlu su ile yıkanır. En yüksek sıcaklık 30 derecedir
- Nemli veya sabunlu bez ile silinir. Kesinlikle alkol ihtiva eden temizlik
deterjanları, kolonya ve benzeri sıvılarla silinmemelidir.
www.palasunideri.com - Sitesinden alınmıştır
Suni Deri Sektörünün Tanımı Ve Kapsamı
Son 10 yılda ülkemizde hızlı bir gelişim gösteren "suni deri" sektöründe, bez,
non-woven, kuagüle vb zeminler üzerine poliüretan (PÜ), PVC kaplama ve flok
uygulama yapılması suretiyle, döşemelik, giyimlik, ayakkabılık, çantalık ve
terliklik olarak kullanılabilen kumaşların üretimi yapılmaktadır. Ürünler
genellikle doğal derinin ikamesi olarak geliştirilmekle beraber, doğal derinin
kullanım alanları dışında da kullanılmaktadır. Doğal deriye yakın özellikler
taşıyan kumaşların üretiminde sağlanan gelişmeler sonucu, son dönemlerde
sektörün tanımlanmasında "suni deri" yerine "insan yapımı deri" kavramı öne
çıkmaktadır.
Suni deri sektörü genel olarak;
>>PVC kaplama suni deri,
>>PÜ kaplama suni deri ve
>>Suni süet olmak üzere üç alt sektör olarak sınıflandırılmaktadır.
Polivinilklorit (PVC) Kaplama Suni Deri
Suni deri sanayiinin ilk dönemlerinde sadece PVC kaplama yapılmıştır. Oldukça
geniş kullanım ve uygulama alanı bulunan PVC kaplama ürünler diğer suni derilere
göre daha ucuzdur. PVC kaplama suni deriler; oto döşeme, ev ve ofis döşeme,
çanta, terlik, ayakkabı, yağmurluk, kaban, mont vb dış giyim, saraciye ve
aksesuar alanlarında kullanılmaktadır.
Poliüretan (PÜ) Kaplama Suni Deri
Hammadde ve üretim teknolojisinde sağlanan gelişmeler sonucu, son 10 yılda suni
deri imalatında PÜ kullanılmaya başlanmıştır. PÜ ürünler PVC ürünlere oranla
pahalı olmakla beraber, daha sıhhi ve ekolojik olmaları, nefes alabilirlilik,
yumuşaklık, teknik değerler ve görünüm yönlerinden doğal deriye çok yakın
özellikler taşımaları nedeniyle tercih edilmektedir. PÜ kaplama suni deri
ürünleri; ev ve ofis döşeme, mont, kaban, fantezi giyim, pantolon, gömlek vb
giyim ve ayakkabı alanlarında tercih edilmektedir.
Suni Süet
Bu sektörde, elyaf liflerinden elde edilen flok tozlarının değişik zeminler
üzerine uygulanması suretiyle doğal deri, süet ve kadifeye benzer kumaşlar
üretilmektedir. Yaklaşık 30 yıldır ABD ve Avrupa’daki büyük firmalarca ve son 10
yıldır ülkemizde üretilmekte olan suni süetler özellikle mobilya döşemelerinde
kullanılagelmiştir. Son yıllarda üretim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte
giyim sektörü tarafından da yoğun olarak talep edilen suni süet ürünleri; ev ve
ofis döşeme, mont, ceket, gömlek, pantolon vb giyim, ayakkabı, çanta, saraciye
ve aksesuar alanlarında kullanılmaktadır.
www.iso.org.tr - Sitesinden Alınmıştır
Suni Deride İhracatı Arttırabilmek İçin Gerekenler
>>KDV iadelerinin hızlandırılması,
>>Dahilde İşleme İzin Belgesi kapamalarının basitleştirilmesi,
>>Yurt dışı fuar ve tanıtımlarının daha kapsamlı desteklenmesi,
>>İkili ticaret anlaşmalarının yaygınlaştırılması,
>>Yurtdışı mağazalara verilen Hazine desteğinin kolaylaştırılması,
>>Yurt dışında yerel firmalarla işbirliğinin geliştirilmesi, "Türk Malı"
imajının geliştirilmesi,
>>Ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi,
>>Satış öncesi ve sonrası hizmet kalitesinin geliştirilerek müşteri
memnuniyetinin sağlanması vb. uygulamalarda eksikliklerin tespit edilerek
giderilmesi gerekmektedir.
Kaynak: www.iso.org.tr
Suni Deride İthalatı Arttırabilmek İçin Gerekenler
Hammaddelerinin yüzde 90’ını ithal eden sektör ürünlerinde vadeli satın almalara
uygulanan KKDF oranı sıfırlanmalıdır.
İthalatta uyum koşulundan, anti-damping ve rekabet uygulamalarından taviz
verilmemesi gerekmektedir. Örneğin Türkiye’de ofis açarak doğrudan satış yapan
firmaların haksız rekabete neden olan uygulamaları tespit edilerek
engellenmelidir.
İkinci el makine ve aparatlarının ithalatındaki sınırlamaların sektör
ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden belirlenmesi, sektörün gelişimini
sürdürebilmesi ve yeni yatırım açısından önem arz etmektedir.
Finans kuruluşlarıyla birlikte sektöre özgü finansman politikaları
geliştirilmelidir. Sektöre yönelik Ar-Ge teşviki sağlanması, ürün ve tasarım
yeniliklerinin desteklenmesi sektörün geleceği açısından önem arz etmektedir.
İnsan kaynağının maliyet unsuru olmaktan çıkıp firmaların en güçlü yan: haline
gelmesi için, ortaklaşa eğitim programlan düzenlenmesi, teknik lise ve yüksek
okullarda sektöre yönelik programlar hazırlanması, üniversitelerle işbirliğinin
geliştirilmesi gerekmektedir.
Sektör firmalarının üst örgütlerini oluşturarak, sektör gelişiminin
sürdürülebilir kılınması ve rekabet gücünün artırılması için ortak politikalar
geliştirilmesi hedeflenmelidir.
Finansman ve enerji hususlarında iyileşme sağlanabilmesi için sektörün kaynak
durumu ve nakit akış dönemleri dikkate alınarak finansman sürecinin
yapılandırılması gerekmektedir.
Kaynak: www.iso.org.tr
Suni Deri Sektörünün Strateji Ve Politikaları
Türkiye’nin uzun yıllardan beri yaşamakta olduğu ve artık kronikleşen ekonomik
sıkıntıların en önemli nedenlerinden biri de, yurtdışına satılan mal ve
hizmetlerden elde edilen dövizin, yapılan ithalatı karşılayamamasıdır. Dış
ticaret dengesinin negatif olması sonucu döviz ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
Ülkemiz, dışarıdan satın alınacak mal ve hizmetler oranında yurtdışı satış
yapamadığından, ihtiyaç duyulan mal ve hizmetleri satın alabilmek için
borçlanılmaktadır. Döviz sıkıntısını aşabilmek için, ihracatın asgari olarak
ithalatı karşılar düzeye yükselmesi gerekmektedir.
Türkiye’de kronik hale gelen enflasyon sorununun çözümü için uygulanmakta olan
ekonomik program çerçevesinde, piyasadan para çekilmek suretiyle iç talebin
azaltılmasına dönük politikalar yürütülmektedir. Ancak iç talebin azalmasıyla
birlikte üretim düşmekte ve işsizlik artmaktadır. Bir yandan enflasyonla
mücadele sürdürülürken, diğer yandan üretim ve istihdamın artırılarak büyümenin
sağlanabilmesi için, ülkemizin ihracata dayalı bir büyüme sağlaması gereği
ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’nin ekonomik sorunlarının kalıcı çözümünde ihracatın öneminden
hareketle, Türk suni deri sanayii, dış ticaret fazlası veren bir sektör yaratmak
amacıyla üzerine düşeni yapacaktır. Bu çerçevede sektörün vizyonu, Avrupa ve
Asya’da lider ülke olmak, misyonu ise 2010 yılında 500 milyon dolar ihracat ile
ülke ekonomisine katkıda bulunmaktır.
Suni deri sektörü, 2000’li yıllarda ihracatımızda ön plana çıkacak sektörlerden
olacaktır. Sektörün gelişimini sürdürebilmesi açısından, devlet ve sektöre
mensup firmalarca dünya ve sektör gerçeklerini dikkate alan politika ve
düzenlemeler belirlenerek hayata geçirilmelidir.
Kaynak: www.iso.org.tr
Suni Deri Sektörünün Rekabet Gücü
Türkiye suni deri sektörü son 10 yıldaki gelişimini kısıtlı olanaklara rağmen
kendi öz kaynakları ile sağlamıştır. Sektörün potansiyeli ve sorunları henüz
kapsamlı bir şekilde ele alınmamıştır. Türkiye’nin gizli ihracat gücü olan suni
deri sektörüne yönelik devlet desteği veya projeler mevcut değildir.
Kalifiye eleman eksikliği, uzun metrajlı üretim yapılamaması, hammadde ve makine
ithalatında yaşanan zorluklar, bu alanlarda devlet desteğinin bulunmaması,
enerji ve finansman gibi önemli maliyet Serin rakip ülkelere oranla yüksek
olması ve örgütlenme eksikliği sektörün başlıca sorunlarını oluşturmaktadır.
Sektörün hammadde girdilerinin önemli bir kısmı ithal edildiğinden, rakip
ülkeler aynı malzemeleri Türkiye’den daha ucuza mal etmektedir. Bu nedenle
hammadde ithalatındaki vergilerin azaltılması ve Türk suni deri üreticilerinin
hammadde maliyetlerinin Avrupa ve Uzakdoğulu rakipleri ile aynı seviyelere
getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Aynı şekilde makinelerin tamamı ithal edilmekte olup, ikinci el makine ithalatı
ve yatırımların finansmanı konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.
Suni deri üretimi eğitimi veren bir fakülte/bölüm olmadığı için üretici firmalar
kendi imkânları ile eleman yetiştirmektedir. Ancak, bu süreç oldukça uzun ve
maliyetli olabilmektedir. Kalifiye eleman bulunmaması, yeni ürün
geliştirilmesini engellemekte ve firma maliyetlerinin artmasına yol açarak
rekabet imkânını azaltmaktadır. Kalifiye eleman ihtiyacının karşılanması için
devletin sektör firmaları ile işbirliğine gitmesi, eğitim programları, teknik
liselerde branş bölümü açılması gibi birtakım maliyet gerektirmeyen katkılar
sunması mümkün görülmektedir.
Finansman ve enerji gibi önemli maliyet unsurlarının rakip ülkelere nazaran
yüksek olması sektörün diğer bir dezavantajını teşkil etmektedir. Genel olarak
ülkemizin ve özelde suni deri sektörünün yüksek enerji maliyetleri ile çalışması
rekabet olanaklarımızı kısıtlayan bir diğer unsur olup, bu konuda sektörün
üretim yapısına uygun projeler geliştirilmesi için akademik çevreler ve resmi
kuruluşlarla işbirliği yapılması ve sektörün yarattığı katma değer dikkate
alınarak gerekli teşviklerin sağlanması büyük önem taşımaktadır.
Türkiye suni deri ihracatının artırılabilmesi, Avrupa ve Uzakdoğu’daki
firmalarla rekabette uzun vadede kalıcı başarı elde edilebilmesi için sektörün
potansiyelinin araştırılarak, rakip ülkelerle eşit rekabet olanaklarına imkân
verecek devlet desteğinin sağlanması ve sektörün projelendirilmesi
gerekmektedir.
Kaynak: www.iso.org.tr |